Logo
  • Anasayfa
  • Hakkımızda
  • Üniversiteler
  • Kariyer
  • Akreditasyon
webteo web tasarım seo yazılım hizmetleri
  • Ana Sayfa   
  • Sınava Hazırlanan Öğrencilerde Tükenmişlik 

Sınava Hazırlanan Öğrencilerde Tükenmişlik

“Daha Yolun Başındayım Ama Çok Yoruldum” Demek Normal mi?

Sabah alarm çalıyor ve daha güne başlamadan yorgun hissediyorsun. Dersler, sınavlar, beklentiler, gelecek kaygısı… Aklından şu geçiyor olabilir: “Ben daha lisedeyim, neden bu kadar tükenmiş hissediyorum?” Bu his sanıldığından çok daha yaygın.

Burnout (Tükenmişlik) Nedir?

Tükenmişlik (Burnout); uzun süreli stres, baskı ve beklentiler sonucunda kişinin zihinsel, duygusal ve fiziksel olarak yorulmasıdır. Genellikle yetişkinler ve çalışanlarla anılsa da son yıllarda lise öğrencilerinde tükenmişlik ciddi şekilde artmış durumdadır.

Lise Öğrencilerinde Tükenmişlik Neden Artıyor?

Eskiden “en güzel yıllar” denilen lise dönemi, bugün birçok öğrenci için en yorucu dönemlerden biri haline geldi. Sürekli sınavlar ve performans baskısı, üniversite ve gelecek kaygısı, aile ve çevrenin yüksek beklentileri, sosyal medyada “başarılı olmalıyım” algısı ve dinlenmeye ve kendine vakit ayıramamak özellikle sınava hazırlanan öğrencilerin tükenmişlik hissi yaşamasındaki en yaygın nedenlerdir. Kısacası; yaş küçük ama yük büyük.

“Daha Yolun Başındayım Ama Çok Yoruldum” Demek Normal mi?

Kesinlikle normal. Bu cümle; tembellik değil, şımarıklık değil, zayıflık hiç değil. Bu cümle aslında şunu söylüyor; “Bedenim ve zihnim mola istiyor.” Tükenmişlik yaşınla değil, maruz kaldığın baskıyla ilgilidir.

Lise Öğrencilerinde Tükenmişlik Belirtileri Nelerdir?

Sınava hazırlanan öğrencilerde tükenmişlik, çoğu zaman tek bir belirtiyle değil, birden fazla işaretin bir araya gelmesiyle kendini gösterir. Ders çalışmaya oturmak eskisine göre çok daha zor hale gelebilir; öğrenci konuları bildiği hâlde başlayacak enerjiyi kendinde bulamayabilir. Dikkat süresi kısalır, okunan paragraf tekrar tekrar okunur ama akılda kalmaz. Bununla birlikte “ne yaparsam yapayım yetmiyor” ya da “herkes benden daha iyi” gibi düşünceler zihni sürekli meşgul edebilir.

Duygusal olarak bakıldığında ise isteksizlik, içe çekilme ve motivasyon kaybı sık görülür. Eskiden hedef olarak görülen sınav, zamanla sadece baskı kaynağına dönüşebilir. Öğrenci kendini sık sık yetersiz, başarısız ya da suçlu hissedebilir; küçük aksaklıklar bile büyük bir hayal kırıklığı yaratabilir. Çabuk sinirlenme, ani duygu değişimleri ve hiçbir şeyden keyif alamama hali de bu sürecin önemli işaretlerindendir.

Tükenmişlik yalnızca zihinsel ve duygusal değil, bedensel belirtilerle de kendini gösterir. Uyku düzeninde bozulmalar, sabahları dinlenmemiş uyanma, sürekli yorgunluk hissi, baş veya mide ağrıları sıkça yaşanabilir. Bazı öğrencilerde iştah azalırken bazılarında kontrolsüz yeme görülebilir. Tüm bu belirtiler uzun süredir devam ediyorsa, bu durum sınav sürecinin doğal stresi olmaktan çıkıp tükenmişliğe işaret ediyor olabilir.

Tükenmişlik = Başarısızlık mı?

Hayır. Aslında tam tersi. Tükenmişlik çoğu zaman: sorumluluk sahibi, elinden geleni yapmaya çalışan ve beklentileri önemseyen öğrencilerde görülür. Yani tükenmişlik, “umursamamak” değil; fazla yüklenmek sonucudur.

Lise Döneminde Tükenmişlikle Baş Etmenin Yolları

  1. Her şeyi aynı anda yapmak zorunda değilsin. Her gün %100 verimli olamazsın. Bazen %60 da yeterlidir.
  2. Mola vermek lüks değil, bir ihtiyaçtır. Dinlenmek zaman kaybı değil, yeniden güç toplama sürecidir.
  3. Hissettiklerini ifade et. Her zaman “iyiyim” demek zorunda değilsin. İyi hissetmediğinde bir öğretmenle, rehberlik servisiyle veya güvendiğin biriyle konuş.
  4. Kendini sürekli başkalarıyla kıyaslama. Sosyal medyada gördüklerin herkesin en iyi anlarıdır, gerçek hayat değil.
  5. Hedeflerini parçalara böl. “Başarmalıyım” yerine “bugün şunu yapmam yeterli” demeyi dene.

Bu noktada şunu bilmek iyi olabilir; sınava hazırlık sürecinde yaşanan tükenmişliğin temel nedenlerinden biri, öğrenci başarısının yalnızca sınav sonucuna indirgenmiş gibi algılanmasıdır. Oysa her öğrencinin akademik yolculuğu; ilgi alanları, emek verdiği çalışmalar ve gelecek hedefleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

İstanbul Gelişim Üniversitesi, bu bakış açısıyla öğrencilerin potansiyelini tek bir sınav puanı üzerinden değerlendirmeyen yaklaşımlar benimsemektedir. Bu kapsamda yürütülen Come to Gelişim bursluluk programı, sınav sonucundan bağımsız olarak burs imkânı sunan özel bir programdır. Programa başvuran öğrenciler, niyet mektubu yazarak kendilerini ifade edebilmekte; projelerini, aldıkları eğitim veya kursları, varsa sertifikalarını ve hedeflerini başvurularına ekleyebilmektedir.

Bu yaklaşım, sınav sürecinde yoğun baskı hisseden öğrenciler için başarının tek bir güne ya da sonuca bağlı olmadığını hatırlatan önemli bir örnek sunar.

Ne Zaman Destek Almak Gerekir?

Eğer; uzun süredir mutsuzsan, derslere karşı tamamen kopuk hissediyorsan, uyku ve iştahın ciddi şekilde bozulduysa; bir uzmandan destek almak çok kıymetlidir. Bu bir zayıflık değil, kendine verdiğin değerin göstergesidir.

“Yorgun Hissetmen Seni Kötü Bir Öğrenci Yapmaz”

Lise hayatı bir yarış değil, bir maraton. Hızlanmak kadar durmak da bu yolun parçası. “Daha yolun başındayım ama çok yoruldum” demek, pes etmek değil, kendini fark etmektir.

20 okunma

  • Anasayfa
  • Hakkımızda
  • Blog
  • İletişim

© 2025 Üniversite Kampüs | Tüm Hakları Saklıdır.